Hiç aklımdan geçmemişti bir gün Babam için yazı yazmak.
Bundan 6 yıl önce kız kardeşimi zamansız kaybettiğimizde ona son kez o kadar çok söylenecek şeyim varmışı ki!...
Ve söz vermiştim kendi kendime bu son olacak bir daha sevdiklerimi üzmiyeceğim ve hep onlara sevdiğimi söyleyeceğim diye!...
Kardeşimin ilk mezarına gittiğimde onu yattığı yerden çıkarıp, hadi kalk seni çok seviyorum o çocukken yaptığımız kavgaları yapalım ama ne olur bizi bırakma deyip ona sitemde bulunmuştum. Bizi çok zamansız yıktın deyip kızmıştım ona.
Bir türlü yedirememiştim kendime, hala bile inanasım gelmiyor kimi zaman. Sanki, bitiremediği üniversiteden hala gelememiş gibi...
Ne zaman çıkıp geleceği belli değilmiş gibi ve bir gün ansızın bizi terk ettiği gibi, bir gün yine ansızın kapımızı çalıp şaka yaptım size diyecekmiş gibi...
Allahım dedim bundan büyük acı olurmu, bir daha bize böyle acı yaşatma derken, Babamın da çok zamansız oldu bu gidişi.
Allahım sen verdin canı, sen istediğin zaman alırsın, sana inkar olmaz bilirim ama keşke dedim keşke bir fırsat versen, sevdiklerimizi kaybetmeden önce bir işaret versen ve söyleyemediklerimizi bir bir söylesek son kez sarılsak doya doya içimize çeksek kokusunu.
Hayat kısa bunu bir kez daha anladım.
Ve yine herşeye rağmen devam ediyor, bu hayat umarsızca akıp gidiyor durduramadan.
Ve Biz yine bir oraya bir buraya savruluyoruz fark etmeden, yaşam rüzgarında kendimizi.
Ne yapsak boş elimizden hiç birşey gelmiyor, ayak uydurmaktan başka.
Kalpler kilitleniyor, dudaklar düğümleniyor ve sözler kifayesiz kalıyor.
Sadece ve sadece bir dilenci gibi dua etmekten başka elimizden hiç birşey gelmiyor.
Bu bayram benim için bayram değil BABAM, o eskidenmiş güzel bayramlar, el öpmeler ve şeker-para toplamalar.
Artık sen gittin ya, hiç birşeyin tadı yok eskisi gibi...
Eğer öleceğini bilseydim hiç yanından ayrılırmıydım, seni hiç yalnız bırakırmıydım.
Son kez hastanede bana bir bakışın vardı hala aklımdan çıkmıyor BABAM. Ne demek istemiştin kim bilir sesizce içinden bana.
İyiki hep yanımızdaydın, bizi hiç yalnız bırakmadın, hasta olunca Annemden önce ilk sen koşardın.
Şimdi kim geceleri üstünü açmışmı diye bize bakacak, şimdi kim hasta olunca baş ucumuzda duracak ve şimdi kim başımızı okşayacak.
Hiç değerini bilememişiz. Bu dünyadan böylemi göçüp gidecektin?
O kadar hayallerin vardı, hepimizi hani tek tek evlendirecektin, daha torun sevecektin.
Allah bizden dahamı çok sevdi de, bu kadar erken yanına aldı seni.
Sana söylenecek ne çok şeyim varmış meğer aslında ne çok da kucaklamak istemişim de belli etmezmişim meğer, ödüm kopardı birşey olacak diye aslında belli edemediğimden di o yakınmalarım.
Sen bizi merak etme şimdi Babacığım biz iyiyiz ve senin için sadece sen istediğin için daha da iyi olacağız.
Birbirimize şimdi eskisinden daha da kilitleneceğiz. Sırf senin için, sadece senin için...
SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ
(Bunu yukarıdan bir yerlerden okuduğunu ve hissediğini biliyorum ve senin için yazıyorum. Seni kucaklıyorum ve son kez doya doya öpüyorum.)
Sevgilerimle...
Selma SARIGÜZEL
17 Kasım 2010 Çarşamba
22 Mayıs 2010 Cumartesi
Haberler... Hbaerler.. Haberler..

Size çok taze haberler…
26-30 Mayıs 2010 tarihlerinde yine güzel bir alışveriş heyecanı bizi bekliyor.
Galata Moda Festivali bu sefer Tepebaşı/TRT binasının önünde olacak.
Havanında güzel olması sebebi ile bu sefer keyifle dolaşabilir tasarımcı imzalı indirimli ürünlere de sahip olabilirisiniz.
Eğer şayet o tarihlerde bu taraflara yolunuz düşmez ise, 11-13 Haziran 2010 tarihinde Bebek şenliğine buyurun.
Orada da tasarımcıların ürünlerini görebilir hatta belki onlarla görüşme imkânına bile sahip olabilirisiniz.
Yaz geldi, bol modalı günler bizleri bekliyor, haydi alışverişe. :)
2010 Yaz Trendleri hakkında bilgi almak için aşağıdaki linke tıklayınız lütfen!.. :)
http://www.cosmoturk.com/kose-yazilari/2010-yaz-trendleri-affch.html
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
Etiketler:
11-13 haziran bebek şenliği,
26-30 mayıs,
alışveriş,
galata moda,
galata moda 2010,
haberler,
moda
15 Nisan 2010 Perşembe
İSTANBUL FASHİON WEEK
İSTANBUL FASHION WEEK
Artık Avrupa gibi bizim de Moda Haftamız var. :)
Paris, Milano ve New York Moda haftasına gidemiyorum diye üzülmeyin İstanbul Moda Haftası da onları aratmıyor.
Birbirinden ünlü markaların ve Tasarımcıların defilesini yaptığı ve fuar alanında boy gösterdiği İstanbul Fashion Week 2010 gerçekten görülmeye değerdi.
03-06 Şubat tarihleri arasında Santral İstanbul da gerçekleşen Fashion Week takviminde hiç boşluk yoktu.
Birbiri ardına defile, birinden çıkıyor yaklaşık 1 saat sonra diğerine giriyorsunuz.
Markaların defilesine çok fazla gidemesem de tasarımcıların defilesine mümkün olduğunca gitmeye çalıştım.
Açılışı Arzu Kaprol ile yaptım. Yazı boyunca koyduğum tüm görseller de Arzu Kaprol defilesine ait bu arada.
Defilenin onur konuğu Mag Rayn’ mış. Fakat duyduğum kadarı ile kalabalıktan çok bunaldığı için daha defileye bile girmeden, fuar alanında ortamı terk etmiş.
Network, Altın yıldız esintileri vardı biraz Arzu Kaprol defilesinde. Nede olsa bu markalara yıllardır koleksiyon hazırladığı için, artık Arzu Kaprol ile bütünleşmiş kendi markası.
Defilede ilk göze çarpan şey pul payetle mankenlerin gözlerine maske yapılmış olmasıydı. Bazı kıyafetlerle de bütünleşen maske havalı topuz saçlarla da avangart bir görüntüye bürünmüş.
Kıyafetler ağırlıkta siyah üzerine kurgulanmış. Defilenin ilk açılışı siyah konsept sonrasında beyaz, gri, mürdüm, koyu kahve, gri-leylak, taş ve bakır tonlarda vurgular vardı.
Kumaşlara da ayrıca bayıldım. Yün, ipek, kaşmir, deri, kürk, şifon, tafta, koton ve saten kullanılmış. Model, kesim ve kalıbın duruşu haricinde kumaşlardaki detaylar mükemmeldi.
Formlar, geometrik, futuristik, geleceğin özgür ruhları için free fall.
Detaylarda ise, superpozisyon pilise katlamalar, metal aksesuarlar ve deri biyeler mevcuttu.
Zaten fotoğraflarda da göreceksiniz. Tabii bunları yakından izleyip detaylara hayran kalmamak mümkün değil.
Fashion Week devamı defileler ve fuarla ilgili detaylar diğer yazılarımda paylaşmaya devam edeceğim. Bu sadece ilk günden detaylara aitti.
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
Artık Avrupa gibi bizim de Moda Haftamız var. :)
Paris, Milano ve New York Moda haftasına gidemiyorum diye üzülmeyin İstanbul Moda Haftası da onları aratmıyor.
Birbirinden ünlü markaların ve Tasarımcıların defilesini yaptığı ve fuar alanında boy gösterdiği İstanbul Fashion Week 2010 gerçekten görülmeye değerdi.
03-06 Şubat tarihleri arasında Santral İstanbul da gerçekleşen Fashion Week takviminde hiç boşluk yoktu.
Birbiri ardına defile, birinden çıkıyor yaklaşık 1 saat sonra diğerine giriyorsunuz.
Markaların defilesine çok fazla gidemesem de tasarımcıların defilesine mümkün olduğunca gitmeye çalıştım.
Açılışı Arzu Kaprol ile yaptım. Yazı boyunca koyduğum tüm görseller de Arzu Kaprol defilesine ait bu arada.
Defilenin onur konuğu Mag Rayn’ mış. Fakat duyduğum kadarı ile kalabalıktan çok bunaldığı için daha defileye bile girmeden, fuar alanında ortamı terk etmiş.
Network, Altın yıldız esintileri vardı biraz Arzu Kaprol defilesinde. Nede olsa bu markalara yıllardır koleksiyon hazırladığı için, artık Arzu Kaprol ile bütünleşmiş kendi markası.
Defilede ilk göze çarpan şey pul payetle mankenlerin gözlerine maske yapılmış olmasıydı. Bazı kıyafetlerle de bütünleşen maske havalı topuz saçlarla da avangart bir görüntüye bürünmüş.
Kıyafetler ağırlıkta siyah üzerine kurgulanmış. Defilenin ilk açılışı siyah konsept sonrasında beyaz, gri, mürdüm, koyu kahve, gri-leylak, taş ve bakır tonlarda vurgular vardı.
Kumaşlara da ayrıca bayıldım. Yün, ipek, kaşmir, deri, kürk, şifon, tafta, koton ve saten kullanılmış. Model, kesim ve kalıbın duruşu haricinde kumaşlardaki detaylar mükemmeldi.
Formlar, geometrik, futuristik, geleceğin özgür ruhları için free fall.
Detaylarda ise, superpozisyon pilise katlamalar, metal aksesuarlar ve deri biyeler mevcuttu.
Zaten fotoğraflarda da göreceksiniz. Tabii bunları yakından izleyip detaylara hayran kalmamak mümkün değil.
Fashion Week devamı defileler ve fuarla ilgili detaylar diğer yazılarımda paylaşmaya devam edeceğim. Bu sadece ilk günden detaylara aitti.
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
İFW 2. GÜN
İFW’ YE DEVAM 2. GÜN
İstanbul Fashion Week’e devam ediyoruz. 2. gün Gamze Saraçoğlu ve Hakan Yıldırım defilesi ile!...
Biliyorum tüm moda bloklarında İstanbul Fashion week’le ilgili haberler yayınlandı bitti. Gazetelerde ve magazin dergilerinde çoktan bu haberlerin baskısı kalktı.
‘
Ama napalım geç olsun güç olmasın, herkesin bunlara dair yazacak şeyleri vardır elbet. Benimde var. Çünkü görüş ve fikirler, bakış açıları herkesin farklı. Değil mi?...
Bende taze taze yayınlamak isterdim tabi ki, ama bazen hayat o kadar yoğun geçiyor ki, hiçbir şeye yetişemiyorsunuz.
Aslında hayatımın büyük bir kısmını iş kapsıyor.
Dolayısıyla % 10’luk kısmını da buraya ayrınca böyle geç çıkıyor yazılar.
İstanbul Fashion Week’le ile ilgili yazılarımı anlatacaklarımı bitireyim.
Size gittiğim fuarlar ve seminerlerden aldığım bilgiler doğrultusunda 2010-2011 Kış, 2011 Yaz trendleri ve renkleri hakkında haberlerim olacak.
Gelelim İFW’nin 2. günün de gittiğim Gamze Saraçoğlu defilesindeki detaylara.
Yukarıdaki modellerin tamımı Gamze Saraçoğlu’na ait bu arada.
Saraçoğlu ‘’Müsvette’’ adını verdiği koleksiyonunda genelde drape ve krinkıl kumaşlar kullanmış.
Kumaşları özel kırışık drape tekniği ile hazırlamış. İleri teknikler yardımıyla da drapelere farklı formlar verilmiş.
Modellere gelince, kısa midi elbiseler, maxi ve mini boyda etekler geniş yaka ceketler ağırlıktaydı.
Renkler ise, siyah, lacivert ve ten rengi.
Veee sabırsızlıkla beklediğim günün sonundaki, Hakan Yıldırım defilesi.
Hakan Yıldırım ‘’Dün’’ adını verdiği 2011 Kış koleksiyonunda, insanların kendi gölgeleri ile yüzleşmelerini, şiirsel bir anlatım ve organik detaylar ile kadın bedeninde buluşturmuş.
Yıldırım, dünle olan hesaplaşmaları gotik bir anlatımla dile getiriyor.
Defile tamamen siyah üzerine kurgulanmış. Çizgiler o kadar keskin o kadar net ki, geometrik formların farklı kumaş detayları ile kullanılması sizi hayal gücüne zorluyor.
Tasarımlarda güçlü bir mimari seziyor, organik detaylarda ise, modern ve feminen bir bakış açısına sahip olmanızı gerektiriyor.
Saçlar müthiş havalı çizgisel, dudaklar kırmızı, ojeler ise kıyafete uygun siyah.
Gamze Saraçoğlu defilesi görselleri için Seda hn. Hakan Yıldırım defilesi görselleri için ise, Devin hn. ayrıca teşekkürler.
Şimdi diyeceksiniz ki, oralara kadar gittin fotoğraf çekemedin mi?...
Çekmeyi çok istedim fakat, maalesef o gün fotoğraf makinemin azizliğine uğradım. Şarjı bitti ve beni yarı yolda bıraktı. Çıkan fotoğraflar ise çok net değil. O yüzdendir ki, bana defile davetiyesini yollayan arkadaşlardan görselleri de göndermelerini rica ettim sağ olsunlar onlarda beni kırmadılar.
Haftaya İstanbul Fashion Week 3. bölüm, Mavi Jeans ve Bahar Korçan defilesi ile bir arada olacağız.
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
SELMA SARIGÜZE
İstanbul Fashion Week’e devam ediyoruz. 2. gün Gamze Saraçoğlu ve Hakan Yıldırım defilesi ile!...
Biliyorum tüm moda bloklarında İstanbul Fashion week’le ilgili haberler yayınlandı bitti. Gazetelerde ve magazin dergilerinde çoktan bu haberlerin baskısı kalktı.
‘
Ama napalım geç olsun güç olmasın, herkesin bunlara dair yazacak şeyleri vardır elbet. Benimde var. Çünkü görüş ve fikirler, bakış açıları herkesin farklı. Değil mi?...
Bende taze taze yayınlamak isterdim tabi ki, ama bazen hayat o kadar yoğun geçiyor ki, hiçbir şeye yetişemiyorsunuz.
Aslında hayatımın büyük bir kısmını iş kapsıyor.
Dolayısıyla % 10’luk kısmını da buraya ayrınca böyle geç çıkıyor yazılar.
İstanbul Fashion Week’le ile ilgili yazılarımı anlatacaklarımı bitireyim.
Size gittiğim fuarlar ve seminerlerden aldığım bilgiler doğrultusunda 2010-2011 Kış, 2011 Yaz trendleri ve renkleri hakkında haberlerim olacak.
Gelelim İFW’nin 2. günün de gittiğim Gamze Saraçoğlu defilesindeki detaylara.
Yukarıdaki modellerin tamımı Gamze Saraçoğlu’na ait bu arada.
Saraçoğlu ‘’Müsvette’’ adını verdiği koleksiyonunda genelde drape ve krinkıl kumaşlar kullanmış.
Kumaşları özel kırışık drape tekniği ile hazırlamış. İleri teknikler yardımıyla da drapelere farklı formlar verilmiş.
Modellere gelince, kısa midi elbiseler, maxi ve mini boyda etekler geniş yaka ceketler ağırlıktaydı.
Renkler ise, siyah, lacivert ve ten rengi.
Veee sabırsızlıkla beklediğim günün sonundaki, Hakan Yıldırım defilesi.
Hakan Yıldırım ‘’Dün’’ adını verdiği 2011 Kış koleksiyonunda, insanların kendi gölgeleri ile yüzleşmelerini, şiirsel bir anlatım ve organik detaylar ile kadın bedeninde buluşturmuş.
Yıldırım, dünle olan hesaplaşmaları gotik bir anlatımla dile getiriyor.
Defile tamamen siyah üzerine kurgulanmış. Çizgiler o kadar keskin o kadar net ki, geometrik formların farklı kumaş detayları ile kullanılması sizi hayal gücüne zorluyor.
Tasarımlarda güçlü bir mimari seziyor, organik detaylarda ise, modern ve feminen bir bakış açısına sahip olmanızı gerektiriyor.
Saçlar müthiş havalı çizgisel, dudaklar kırmızı, ojeler ise kıyafete uygun siyah.
Gamze Saraçoğlu defilesi görselleri için Seda hn. Hakan Yıldırım defilesi görselleri için ise, Devin hn. ayrıca teşekkürler.
Şimdi diyeceksiniz ki, oralara kadar gittin fotoğraf çekemedin mi?...
Çekmeyi çok istedim fakat, maalesef o gün fotoğraf makinemin azizliğine uğradım. Şarjı bitti ve beni yarı yolda bıraktı. Çıkan fotoğraflar ise çok net değil. O yüzdendir ki, bana defile davetiyesini yollayan arkadaşlardan görselleri de göndermelerini rica ettim sağ olsunlar onlarda beni kırmadılar.
Haftaya İstanbul Fashion Week 3. bölüm, Mavi Jeans ve Bahar Korçan defilesi ile bir arada olacağız.
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
SELMA SARIGÜZE
İFW 4. GÜN
İstanbul Fashion Week’te, son güne Hatice Gökçe damgasını vurdu.
4 gün boyunca neredeyse tüm defilelere gittim ama beni en çok etkileyen Hatice Gökçe’nin tasarımları oldu.
Ve ne yazık ki, Fuar alanını da son gün gezme fırsatım oldu. Diğer günler iş çıkışı sürekli defilelere yetişme telaşından bir türlü dolaşamamıştım.
O günde defile öncesi girip bakayım dedim ama maalesef son gün olduğu için bazı stantlar toplanıyordu.
Neyse ki ben asıl gezip görmem gerekenleri gördüm. İlk 3 görsel fuar alanına ait bu arada.
Hatice Gökçenin defilesi 19.30 da başladı. Koleksiyonun teması ise, ‘’ Kara Karga’’
Açılımı ise şöyle; Kargaların, tuhaf sesleri, siyah renkleri, parlak cisimlere olan düşkünlükleri ile mitolojiye ve sanata konu olmuşlardır.
Gökyüzündeki nefis süzülüşlerine karşılık yerde komik yürüyüşleri ile gülümsetirler.
Bu kadar zeki, marifetli, koruyucu, maceracı ve bir sürü ilgi çekici oyun özellikleri ile ilham verirler.
Gökçeye de ilham vermiş sanırım kargalar ve muhteşem bir koleksiyon ile çıkmış karşımıza.
Ben ilk defa Hatice Gökçe tasarımlarında bayan koleksiyonu gördüm. Unisex olarak hazırlanan konsept tamamen siyah üzerine kurgulanmış.
Triko, örme, dokuma, deri ne ararsanız vardı. Şapkalar defile konseptine uygun aksesuarlar ise ilgi çekiciydi.
Mankenlerin duruşu ve podyumdaki yürüyüşleri bile kargaları anımsatıyordu adeta. Müzik de tam anlamıyla ruhani ve etkileyici.
Gelelim İFW deki son defileye, Hakan Yıldırım for Koton.
Koton defilesi açıkçası beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Sonbahar-Kış koleksiyonun sunulduğu defilede, trikolar ağırlıktaydı. Daha çok casual ve casual smart karışımlı bir koleksiyon olmuş.
Renkler ise karışık, aksesuarlar çok basic, saçlar ise defile konseptine çok uygun değildi bence.
Defile sonrası muhteşem bir parti ile İstanbul Fashion Week sonlandı. O yorgunlukla partide fazla kalamasam da atmosferi hissetmiş oldum.
Diliyorum bir dahaki İFW de benim tasarımlarımda olur. Stant da yada defile olarak kim bilebilir?... :)
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
www.tsrmselma.blogspot.com
SELMA SARIGÜZEL
4 gün boyunca neredeyse tüm defilelere gittim ama beni en çok etkileyen Hatice Gökçe’nin tasarımları oldu.
Ve ne yazık ki, Fuar alanını da son gün gezme fırsatım oldu. Diğer günler iş çıkışı sürekli defilelere yetişme telaşından bir türlü dolaşamamıştım.
O günde defile öncesi girip bakayım dedim ama maalesef son gün olduğu için bazı stantlar toplanıyordu.
Neyse ki ben asıl gezip görmem gerekenleri gördüm. İlk 3 görsel fuar alanına ait bu arada.
Hatice Gökçenin defilesi 19.30 da başladı. Koleksiyonun teması ise, ‘’ Kara Karga’’
Açılımı ise şöyle; Kargaların, tuhaf sesleri, siyah renkleri, parlak cisimlere olan düşkünlükleri ile mitolojiye ve sanata konu olmuşlardır.
Gökyüzündeki nefis süzülüşlerine karşılık yerde komik yürüyüşleri ile gülümsetirler.
Bu kadar zeki, marifetli, koruyucu, maceracı ve bir sürü ilgi çekici oyun özellikleri ile ilham verirler.
Gökçeye de ilham vermiş sanırım kargalar ve muhteşem bir koleksiyon ile çıkmış karşımıza.
Ben ilk defa Hatice Gökçe tasarımlarında bayan koleksiyonu gördüm. Unisex olarak hazırlanan konsept tamamen siyah üzerine kurgulanmış.
Triko, örme, dokuma, deri ne ararsanız vardı. Şapkalar defile konseptine uygun aksesuarlar ise ilgi çekiciydi.
Mankenlerin duruşu ve podyumdaki yürüyüşleri bile kargaları anımsatıyordu adeta. Müzik de tam anlamıyla ruhani ve etkileyici.
Gelelim İFW deki son defileye, Hakan Yıldırım for Koton.
Koton defilesi açıkçası beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Sonbahar-Kış koleksiyonun sunulduğu defilede, trikolar ağırlıktaydı. Daha çok casual ve casual smart karışımlı bir koleksiyon olmuş.
Renkler ise karışık, aksesuarlar çok basic, saçlar ise defile konseptine çok uygun değildi bence.
Defile sonrası muhteşem bir parti ile İstanbul Fashion Week sonlandı. O yorgunlukla partide fazla kalamasam da atmosferi hissetmiş oldum.
Diliyorum bir dahaki İFW de benim tasarımlarımda olur. Stant da yada defile olarak kim bilebilir?... :)
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
www.tsrmselma.blogspot.com
SELMA SARIGÜZEL
Etiketler:
hatice gökçe defilesi,
İFW 4. GÜN,
İstanbul fashion week
İFW 3. GÜN
Mavi Jeans ve Bahar Korçan defilesi
İstanbul Fashion Week 3. gün de Mavi Jeans defilesi ile başlangıç yaptık.
İçinizden diyormusunuz acaba, şu moda haftası geçeli kaç hafta oldu, bu kız hala bitiremedi bu yazıları diye? :)
Valla deseniz bile ben yazmaya devam edicem. Moda haftaları geçer, benim yazılarım bitmez. :)
Yüksek tansiyon bir defile başlangıcı yaptık. Mavi jeans defilesini izlemek için, gün içerisinde yoğun bir şekilde toplantılar veee işlerimizi bitirmek için koşturmaca halindeydik.
Halindeydik diyorum çünkü yanı başımdaki sevgili iş arkadaşımla sırf defileye yetişebilmek için, o yoğunlukta bile, iş saatinin bitimine son yarım saat kala izin alabildik.
Ucu ucuna yetiştik defileye, tam geldik inanılmaz bir kuyruk var, defilenin başlamasına 5 dakika kalmış ama sıra bize gelmiyor.
Aralara girdik, ikinci sıraya oturduk ve defileyi izlemeye koyulduk.
Denimden çok fazla anlamam ama mavi jeans’in tarzını ve denimdeki yıkama türlerini severim.
Yine denimdeki taşlamalar, yıkamalar (çamaşır suyuna batırılmış tarzdaki) ve yıpratmalar harikaydı. Denimler üzerine püskürtme boyalar yapılmış, troklar yapıştırılmış ve simli taşlarla süslenmiş.
‘’Ürünü markaya tasarım taşır’’ anlayışını benimseyen Mavi jeans ürün koleksiyonu ile ve farklı çıkış yaptığı reklam kampanyaları ile hep gündemde oldu.
1997 yılında ‘’Çok oluyoruz’’ sloganı, 1999 da ‘’Çok ileri gittik’’, 2008 de ‘’kafana göre’’ ve 2009 da ‘’Burası İstanbul’’ reklam kampanyası ile adını sıkça duyurdu.
Ve Mavi jeans farkını bu defilede de gösterdi.
Gelelim Bahar Korçan defilesine;
Defileye girmeden önce cosmoturk den sevgili Burçin ve sevgili Gabriela ile karşılaştık.
Ayaküstü çok fazla muhabbet edemesek de, tanışmış olduk.
Burçin, kocaman fotoğraf makinesi ile gelmiş defilenin tüm detay fotoğraflarını çekmeye. (çok kıskandım bu arada söylemeden geçemicem.)
Ön sıralara Bahar Korçan’ın kitabı koyulmuş. İçinde tüm hayat hikâyesi, ilistrasyonları, şiirleri, hikâyeleri ve bu zamana kadar yaptığı projelerini anlatan tüm detaylar kısaca çizimler ve fotoğraflar eşliğinde toplanmış.
Kitaba bayıldım, benimde ileride çizimlerimi ve çalışmalarımı bir arada toplayacağım böyle bir kitap çıkarma projem oluştu kafamda, bu arada!. :)
Bahar Korçan defilesinin teması, ‘’ dahil olma projesi’’. Biz de kendi çapımızda defileye katılarak ve kitabı alıp içine kendi fikirlerimizi yazarak dahil olduk. :)
Hazırladığı bütün koleksiyonlarını, benimsediği ve inandığı felsefeler üzerinden geliştirip tasarlamakta olan Bahar Korçan bu defilesinde de, farklı bakış açıksı geliştirip, hayata farklı bir gözle bakıp, dâhil olmayı öğreniyorum diyor.
Defilede, yine kendi çizimlerinden olan şirin baskılar. Patch workler ve çoraplardaki espriler dikkat çekiciydi.
Defilede 3 konsept çalışması vardı. ilk tema daha çocuksu, şirin baskı ve patch worklerden oluşan bir tema, 2. tema da daha kadınsı çizgiler, 3. tema da ise siyah gaz maskeleriyle kurgulanmış, gizemli bir kurtuluş hali.
İstanbul Fashion week 3. gün den detaylar bu şekilde. Çok fazla gecikmeden 4. gün Hatice Gökçe ve Hakan Yıldırım for Koton defilesi ile ilgili detayları vereceğim.
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
İstanbul Fashion Week 3. gün de Mavi Jeans defilesi ile başlangıç yaptık.
İçinizden diyormusunuz acaba, şu moda haftası geçeli kaç hafta oldu, bu kız hala bitiremedi bu yazıları diye? :)
Valla deseniz bile ben yazmaya devam edicem. Moda haftaları geçer, benim yazılarım bitmez. :)
Yüksek tansiyon bir defile başlangıcı yaptık. Mavi jeans defilesini izlemek için, gün içerisinde yoğun bir şekilde toplantılar veee işlerimizi bitirmek için koşturmaca halindeydik.
Halindeydik diyorum çünkü yanı başımdaki sevgili iş arkadaşımla sırf defileye yetişebilmek için, o yoğunlukta bile, iş saatinin bitimine son yarım saat kala izin alabildik.
Ucu ucuna yetiştik defileye, tam geldik inanılmaz bir kuyruk var, defilenin başlamasına 5 dakika kalmış ama sıra bize gelmiyor.
Aralara girdik, ikinci sıraya oturduk ve defileyi izlemeye koyulduk.
Denimden çok fazla anlamam ama mavi jeans’in tarzını ve denimdeki yıkama türlerini severim.
Yine denimdeki taşlamalar, yıkamalar (çamaşır suyuna batırılmış tarzdaki) ve yıpratmalar harikaydı. Denimler üzerine püskürtme boyalar yapılmış, troklar yapıştırılmış ve simli taşlarla süslenmiş.
‘’Ürünü markaya tasarım taşır’’ anlayışını benimseyen Mavi jeans ürün koleksiyonu ile ve farklı çıkış yaptığı reklam kampanyaları ile hep gündemde oldu.
1997 yılında ‘’Çok oluyoruz’’ sloganı, 1999 da ‘’Çok ileri gittik’’, 2008 de ‘’kafana göre’’ ve 2009 da ‘’Burası İstanbul’’ reklam kampanyası ile adını sıkça duyurdu.
Ve Mavi jeans farkını bu defilede de gösterdi.
Gelelim Bahar Korçan defilesine;
Defileye girmeden önce cosmoturk den sevgili Burçin ve sevgili Gabriela ile karşılaştık.
Ayaküstü çok fazla muhabbet edemesek de, tanışmış olduk.
Burçin, kocaman fotoğraf makinesi ile gelmiş defilenin tüm detay fotoğraflarını çekmeye. (çok kıskandım bu arada söylemeden geçemicem.)
Ön sıralara Bahar Korçan’ın kitabı koyulmuş. İçinde tüm hayat hikâyesi, ilistrasyonları, şiirleri, hikâyeleri ve bu zamana kadar yaptığı projelerini anlatan tüm detaylar kısaca çizimler ve fotoğraflar eşliğinde toplanmış.
Kitaba bayıldım, benimde ileride çizimlerimi ve çalışmalarımı bir arada toplayacağım böyle bir kitap çıkarma projem oluştu kafamda, bu arada!. :)
Bahar Korçan defilesinin teması, ‘’ dahil olma projesi’’. Biz de kendi çapımızda defileye katılarak ve kitabı alıp içine kendi fikirlerimizi yazarak dahil olduk. :)
Hazırladığı bütün koleksiyonlarını, benimsediği ve inandığı felsefeler üzerinden geliştirip tasarlamakta olan Bahar Korçan bu defilesinde de, farklı bakış açıksı geliştirip, hayata farklı bir gözle bakıp, dâhil olmayı öğreniyorum diyor.
Defilede, yine kendi çizimlerinden olan şirin baskılar. Patch workler ve çoraplardaki espriler dikkat çekiciydi.
Defilede 3 konsept çalışması vardı. ilk tema daha çocuksu, şirin baskı ve patch worklerden oluşan bir tema, 2. tema da daha kadınsı çizgiler, 3. tema da ise siyah gaz maskeleriyle kurgulanmış, gizemli bir kurtuluş hali.
İstanbul Fashion week 3. gün den detaylar bu şekilde. Çok fazla gecikmeden 4. gün Hatice Gökçe ve Hakan Yıldırım for Koton defilesi ile ilgili detayları vereceğim.
Sevgiler ve Modalı günler…
Moda Tasarımcısı
Selma Sarıgüzel
selmasariguzel@cosmoturk.com
www.tsrmselma.blogspot.com
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
